11:39 06 Dekabr 2017
167 dəfə oxunub
Çap versiyası
...

Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sanatçının temel düşüncesi ise, yaratma isteğinden kaynaklanan içgüdülerini harekete keçirmek, doğanın mükemmelliğini kendisine örnek almak ve büyük bir özenle yeniden yapılandırmaya çaba göstermektir. Sanat Eğitimi denilince akla sadece çalgı, resim, heykel gelmez. Sanat, yaratıcı emeğin ürünüdür. Sanat eğitimi, kişiye kendi yaşantısı yoluyla, amaçlı olarak belirli bir sanatsal davranışlar kazandırma sürecidir. Geleceğin toplumunu oluşturacak gençlerimiz özgür, araştırıcı ve yaratıcı bir eğitim ortamında tutulmalıdır. Yaratıcılığı hedef alan sanat eğitimi taklitçilik değildir, düşünmenin, hayal gücünün, araştırmanın, denemenin, çözümlemenin, sonuçlandırmanın ortak bir çabasıdır (Yolcu 2009).
Grafik sanat eğitiminde Baskı sanatı önemli bir yere sahiptir. Sert bir yüzeye çizgiler oyarak desen yapma anlamına gelen kazı resim (gravür), sanatın en eski tekniklerinden biri olarak kabul edilir. 15. yüzyılda Avrupa’nın bazı ülkelerinde oyulmuş tahta veya metal levhadan baskı yapılıdığı bilinir. Baskı tezgahının bulunuşu ile tahta baskılar dini kitapları süslemek amacı ile kullanılmıştır. Tahta baskıların metal baskılardan daha önce, asitle yedirme tekniğinin ise bu iki teknikten daha sonra yapıldığı ileri sürülebilir. Bu devirde levha oyma yöntemi, metal oymacılığın ustaları olan kuyumcular tarafından geliştirilmiştir.
Antonio Pollaiuolo (1429-1498) baskı sanatının ilk büyük sanatçılarındandır. Niello atölyelerinde çalışmış olduğundan çelik kalemi büyük bir ustalıkla kullanmıştır (Resim 1).

Image result for antonio pollaiuolo

Resim 1:(Antonio Pollaiuolo: Çıplak adamların Savaşı. Çelik kalem.)

15. yüzyılın baskı sanatının ustalarından biri de Albrecht Dürer’(1471-1528) dir. Tahta baskı, bakır üzerine kuru kazı ve asitle yedirme tekniklerini kullanmıştır. Çelik kalem onun elinde bambaşka anlam kazanmıştır. Çizgi, nokta ve çapraz taramanın bütün imkanlarını kullanan Dürer, ayrıntıları büyük bir titizlik ve incelikle oymuş, doku ile renk etkisi verecek kadar mühteşem eserler yaratmıştır. Devrinin çözümlenmeyen sorunları Dürer’in eserlerine dramatik bir atmosfer içinde yansımıştır (Resim 2).

Image result for Albrecht Dürer

Resim 2: (Albrecht Dürer 1514, Melankoli, Çelik Kalem.)

Kazı resim sanatı kısa bir zamanda birçok sanatçı tarafından benimsenilmiştir. Sanatçılar artık bu tekniği ustaca kullanarak ünlü gravür ustalarının tablo ve baskılarını taklit edip, çoğaltmaya başlamışlardır. Rafael İtalya’da bir gravür okulu kurarak öğrencilere resimlerinin eskizlerinden gravür yaptırmıştır. 17. yüzyılda Rubens okulunun kazı ressamları, Rafael okulunda olduğu gibi, ustalarının yağlı boya ve eskizlerini madeni levhaya aktarmış ve kazı resim sanatına yenilikler getirmişlerdir. Bu dönemin sanatçılarından olan Rembrandt (1606-1669) asitle yedirme tekniğini kullanarak eserlerinde insan yüzünün ifadelerini büyük ustalıkla işlemiştir (Resim 3).

Image result for Rembrandt

Resim 3: (Rembrandt. 1648)

17. yüzyılda Hollanda, Fransa ve İngiltere’de gelişen kazı resim okullarında baskı sanatına resim çoğaltan ve taklit eden bir sanat dalı olarak bakıldığında gravür sanatında resim etkisi yaratacak yöntemlerin arnmasına devam edilmiştir. Adriaen van de Velde (1636-1672) leke baskı (acqua tinta) tekniğini, Ludwig van Siegen (1609-1676) dişli bıçak (mezzotint) aletini kullanmışlardır. Prince Rupert (1619-1682) ise siyah tarzı (mezzotint) İngiltere’ye ilk tanıtan sanatçı olup ülkesinde “İngilis tarzı” (English manner) adı ile tanınmasına sebep olmuştur. Bu teknik gravür sanatına yağlı boya resim tarzını veren yumşak tonlar kazandırmıştır (Resim 4).

Related image

(Resim 4) Prince Rupert 


Daha sonralar bir kaç levha yardımı ile renkli baskı yapma metodu gelişmiştir ve bu yeniliklere renkli tozlama tekniğinin katılması ile fotograf baskıları kadar kaliteli ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 18. ve 19. yüzyıllarda asitle yedirme veya çeşitli tekniklerde yağlı boya resimlere çok benzeyen baskılar yapılmış, ama bu teknikler sadece resmi taklite yönelmişlerdir. Bu anlayışı benimsemeyip dilediği gibi çalışan o dönemin sanatçılarından Francisco Goya (1746-1828), Giambattista Piramesi (1720-1778), William Blake (1757-1827) farklı teknik yönden araştırmalar yapmışlar ve kazı resim sanatına yenilikler getirmişlerdir (Walker,J.R.,1980).
Osmanlı Devleti döneminde grafik sanatların asıl gelişimi 18. yüyılda başlamıştır. İlk matbaanın İbrahim Müteferrika (1674-1747) tarafından kurulduğu bilinmektedir (Resim 5).

 

Image result for İbrahim Müteferrika

Osmanlı Devletinde matbaanın tarihi Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar uzanmaktadır (Aslanapa O. 1982). Kanuni Sultan Süleyman döneminde sarayda kurulan Enderun mekteplerinde kitap resimleme sanatı eğitilmiştir. O dönemin ünlü minyatür sanatçısı Matrakçı Nasuh yaptığı resimlerde Anadolu’nun birçok kentinin kuşbakışı resimlerini yapmıştır (Resim 6).

Image result for (Matrakçı Nasuh, İstanbul’un resmi)

Resim 6: (Matrakçı Nasuh, İstanbul’un resmi)


1727 yılında Padişah 3. Ahmet ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın desteği ile ilk baskı tesisleri kurulmuştur. Kurulan bu matbaada ilk basılan kitap Türkçe’den Arapça’ya bir sözlüktür. Bu sözlük, 1726’dan 1728 yılına kadar olan sürede yayınlanmıştır. 1729’da ise Fransızça’dan Türkçe’ye bir dilbilgisi kitabı basılmıştır. Türk Grafik Sanatı tarihinin modern başlangıcı bu dönem olarak ele alınabilir. Osmanlı döneminde ilk Türkçe gazeteler 1860 yılında çıkmaya başlamıştır. O dönemin pul ressamı sayılan Ebuzziya Tevfik (1849-1913), gazetelerin ilk resimlerini çizmiştir (Resim 7).

Resim 7: (1885 Ebuziyya Tevfik)


Türk grafik sanatlar tarihinin bir aşaması da Osmanlı Devleti’nde tiyatro sanatının gelişim göstermesidir. Osmanlı Devleti’nde çıkan gazetelerde karikatür sanatı da yüzyılın sonuna doğru yer almaya başlamıştır. Servet-i Fünun ve Diyojen adlı dergilerin Türk grafik sanatı tarihinde önemli yeri vardır (Resim8-9).


Resim 8-9: (Servet-i Fünun ve Diyojen dergileri)

Tüm dergilerde resimler, yazı tipleri, başlıklar hattat ve müzehhip denilen süslemecilerin elinden çıkardı. “Sanat ve sanatçıdan yoksun bir millet, tam bir hayata sahip olamaz” diyen Atatürk, bu görüşleriyle sanat eğitiminin gelişiminde önemli katkıları olmuştur. Kurtuluş savaşı döneminde Atatürk, Türk ordusunun moralini yüksek tutmak için basılı ilanlar ve yayınlar çıkartılmasını istemiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve latin alfabesinin kabul edilmesiyle birlikte yeni kurulan Türk devleti’nde matbaacılık sanayi hızlı bir gelişim göstermiştir. 1926’da kurulan Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü bünyesinde 1932 yılında resim bölümün açılışı, Türkiye’de sanat eğitiminin temellerini oluşturmada resim öğretmeni yetiştirme işinin kurumsallaştırılması sağlanmıştır. Böylece cumhuriyetin yeni insanının çağdaş dünyanın verilerinden yaralanacak biçimde eğitilmesi amaçlanmıştır. Grafik tasarımcı ve ressam İhap Hulusi’nin, Türk devleti’nin kimlik oluşturma çabalarında önemli rolü vardır. Yaptığı çalışmaları günümüzde hala varlığını sürdürmeye devam etmektedir (Resim 10-11).

Resim 10-11: (İhap Hulusi’nin tasarladığı posterler)

1950 yılından sonra Türk grafik sanatının önemli bir atılım yaptığı görülür. Bedri Rahmi, Aliye Berger, Gazi Eğitimli Mustafa Aslıer gibi bazı sanatçıların çok amaçlı olarak alana ilgi duymaları yeni gelişmelere zemin oluşturmuştur. 1957’de Mustafa Aslıer tarafından kurulan Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun bu alana ilgisi ile eğitim gören sanatçılar günümüze kadar gelen Türk baskı resim geleneğinin oluşmasını sağlamışlardır. Üst eğitim kurumları olan Güzel Sanatlar Fakültelerinin ve Eğitim Fakülteleri Sanat eğitimi Bölümlerinin Baskı Sanatları Bölümleri kurulmaktadır. 1960 yıllarında bugünkü grafik tasarımın temellerinin atıldığı bilinir. Döneme özgü ekonomik hareketlilik, üretim ve tüketim ürün reklamı ve tanıtım alanlarında çeşitlilik ve bu ürünlere yapılacak ambalaj tasarımlarıyla grafik tasarımın çalışma alanını genişletmiştir (Tepecik,A 2002). 1968 yılında Yurdaer Altıntaş, Mengü Ertel, Sait Maden bir araya gelerek “Türkiye Grafik Sanatçılar Derneği”ni kurmuşlardır. İki yıl sonra kapanan bu dernek, 1970’lerin sonunda “Grafikerler Meslek Kuruluşu” adıyla tekrar açılır. 1970’li yıllarda farklı kitle iletişim araçları devreye girmiştir. Televizyon yayınlarının başlamasıyla televizyon reklamları ve buna bağlı olarak storyboard çalışmaları kullanılmaya başlamıştır. 1970’li yılların teknolojik olanaklarının kullanıma girmesiyle grafik tasarım ve reklamcılık açısından dönüm noktası olmuştur. 1980’lerde ise dış dünyaya açılım hız kazanmış ve serbest piyasa ekonomisi reklam ajanslarının önünü açarak, çok uluslu şirketlerle ortaklıklar yapılmıştır. Gelişen medya araçları ile reklam ajanslarının görevleri artmış ve reklam dışında da tasarım işlerine ihtiyaç duyulmuştur. 90’lı yılların en önemli isimlerinden biri de Hacettepe Grafik mezunu, Avrupa’da kariyer yapmış, Hollywood film afişleriyle kendisini dünyaya tanınıtan ünlü Türk grafik tasarımcısı Erhan Yücel’dir (Resim12).


1990’lı yıllar sonrasında çok uluslu şirketlerin marka ve kurumlarının Türkiye’de görülmesi, grafik tasarımının önemini artırmıştır. Kurum kimliği çalışmaları Türkiye’de de yapılmaya başlanmış, sadece özel sektör değil, kamu kurum ve kuruluşları da grafik tasarımdan faydalanmıştır. Bu yılların sanatçılarının bilgisayarı daha yetkin kullandıkları bilinir. Grafik tasarım çalışmalarında fotoğraf kullanımı artarak farklı yazı karakterleri tercih edilmiştir. İllüstrasyonlarda bilgisayar programları kullanılmış, televizyon reklamcılığıyla birlikte storyboard çizimleri ve animasyonlar yer almıştır. Daha önce el ile çizilen animasyon ve illüstrasyonlar bilgisayar programları ile yapılmaya başlanmış, fotoğraflar üzerinde de istenilen etkileri oluşturmak için bilgisayarın teknik olanakları kullanılır olmuştur (Resim13).


Resim 13: (Gürcan Özkan’nın bilgisayar programında tasarladığı illüstrasyon)

Bu değişimler, kültürel iletişimde önemli bir rol oynayan grafik sanatların daha etkin duruma geçmesine neden olmuştur. Günümüzde sanat eğitimi ve öğretiminin yapıldığı atölyeler de amaca uygun donanıma sahip olmalıdır. Örneğin, bir grafik atölyesinde internet bağlantılı bilgisayar ve ya gravür atölyesinde asit teknesi ve pres olmazsa bu alanların öğretiminde ne yapılabilir? Sanat öğretiminde uygulama boyutunda her tekniğin ve çalışmanın kendine özgü araç-gerece ihtiyacı vardır. Öğrencilerin çeşitli yöntem ve tekniklerin öğretilmesi, uygulamalarla yaratıcılıklarının, ifade tarzlarının geliştirilmesi için atölyelerde amaca uygun alt yapı olmazsa öğrenme ve kendini ifade etme yarım kalabilir. Çağımızda sanat eğitimi ve öğretimi içerisinde teknoloji de yerini almalıdır. Öğrenciler bilgisayar ile değişen ve gelişen sanat olaylarını takip edebilmeli, dünya görüşlerini geliştirebilmeli, sanal müze ziyaretleri yapabilmeli ve bilgisayar destekli tasarımlarla da kendini ifade edebilmelidir.
Geçmişten günümüze kadar sanat eğitimi alanında yapılan çalışmalar bu alanda uzmanlaşan kişilerin sayısı arttıkça günden güne zenginleşmektedir. Teknolojinin büyük bir hızla gelişimi sanatın anlamını, sanatsal bilgiyi sunma yöntemlerini etkilemektedir. Artık bilim ve teknoloji yaratıcılık üzerine odaklanmaktadır.

Sonuç
Geçmişten günümüze kadar çeşitli yol ve yöntemler kullanılarak; yazı, resim, motif, çizim ve benzeri tasarımların, düşünce ürünlerinin basım yol ve yöntemleri ile çoğaltılması çabaları görülür. Bu çabaların uygulandığı yöntemlere genel bir tanımla baskı teknikleri denir. 14. yüzyıldan bu yana baskı teknikleri ve bu tekniklerin getirdiği olanaklar resimsel ifadenin görsel hale getirilmesini amaçlayan sanatsal çalışmalarda ve etkinliklerde kullanılmaktadır. Teknolojik ilerlemeler hızla devam ederken, dijital baskı gelecek yıllarda verimlilik konusunda inanılmaz gelişmeler kaydetmeye devam edecektir.


Kaynakça
1. Antmen, Ahu, (2008). 20.Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar, Sel Yayıncılık, İstanbul.
2. Aslanapa O. (1982). Türk Sanatı, Remzi Kitapevi, İstanbul.
3. Bektaş D. (1992). Çağdaş Grafik Tasarımın Süreci, Y.K.Y. İstanbul.
4. Dewey. J. (1958). Türkiye Maarifi Hakkında Rapor, Maarif Basımevi, İstanbul.
5. Tepecik, A. (2002). Grafik Sanatlar, Detay Yayınları, Ankara.
6. Yolcu, Enver (2009). Sanat Eğitimi Kuramları ve Yöntemleri, 2, Baskı, Nobel Yayınları. Ankara.
7. Walker J.R, (1980). Fundamentals Graphic Arts, Newyork.

Anahtar Sözcükler: Baskı Sanatı, Baskı Grafiği, Afiş, Poster, Teknoloji Yaratıcılık.
Açar sözlər: Çap Sənəti, Dəzgah qrafikası, Afişa, Plakat, Texnologiya Yaradıcılığı.
Keywords: Print Art, Graphic Print, Poster, Technology Creativity.
Ключевые слова: Полиграфия, Станковая графика, Афиша, Плакат, Технологическая творчества

Xülasə
İncəsənət tədrisi dediyimiz zaman sadəcə rəqs, rəsm, heykəl nəzərdə tutulmamalıdır. İncəsənət yaradıcı əməyin məhsuludur. Bu təhsil şəxsin həyatı boyu məqsədyönlü şəkildə sənət təcrübələri qazanaraq əldə edilən bir prosesdir. Gələcəyin toplumunu yaradan gənclərimiz azad, çağdaş, yaradıcı bir təhsil ortamında tutulmalıdır. Türkiyədə 1950 ci illərdən sonra Bedri Rahmi, Aliye Berger, Gazi Eğitimli Mustafa Aslıer kimi sənətkarların bu sahəyə maraq göstərmələri yeni uğurlara zəmin yaratmışdır. Günümüzdə incəsənət tədrisi sahəsində görülən çalışmalar sayəsində peşəkar sənətçilərin sayı gündən günə daha da zənginləşir. Texnologiyanın sürətli inkişafı incəsətin anlamına, onun təqdimat növlərinə təsir etməkdədir. Artıq elm və texnologiya yaradıcılıq istiqamətinə doğru inkişaf edir.


Summary
As for Art Education, only musical instruments, paintings, sculptures come to mind. Art is the product of creative labor. Art education is the process of giving a person certain artistic behaviors for their purpose through their own experience. Our young people, who will form the society of the future, should be kept in a free, researching and creative educational environment. After 1950s in Turkey, some artists like Bedri Rahmi, Aliye Berger, Gazi Eğitim Mustafa Aslıer had a multi-purpose interest in the field and formed the ground for new developments. Studies in the field of arts education in our age is enriched by the day as the number of people who specialize in this area. The development of technology at a rapid pace influences the means of art, the methods of presenting artistic knowledge. Now it focuses on the creativity of science and technology.


Резюме
Когда мы говорим об искусстве, это не просто танец, живопись или скульптура. Искусство - продукт творческого труда. Это процесс, который достигается за счет приобретения художественных целей на протяжении всей жизни. Нашa молодежь, которые создают будущее общества, должны находиться в свободной, современной, творческой атмосфере. В Турции после 1950-х годов художники, как Бедри Рахми, Алия Бергер, Гази Эгитимли Мустафа Аслиер создали новые новаторские достижения. Сегодня с каждым днем, благодаря работе, выполненной в области художественного образования, количество профессиональных художников становится еще более обогащенным. Развитие технологии влияет на смысл искусства и методы представления художественного знания. Наука и техника в настоящее время развиваются в направлении творчества.

 

"GEOSTRATEGİYA" jurnalı №05 (41) SENTYABR-OKTYABR 2017

 

Vüsal Bağırov
Prof.Dr.
Beynəlxalq Kipr Universiteti Pedaqoji Fakültəsi, Gözəl Sənətlər Tədrisi Bölüm Başkanı


Şərh yaz




Enter Code*:

Son xəbərlər
 
Xəbər başlıqları
16-12-2017
15-12-2017
15.12.2017 Neft bahalaşır
14-12-2017

Bütün xəbərlər

 
© 2012 Strategiya.az
Proqramlaşdırma: Encoder.Az
1.4118 san